"sabah kalktım. elimi yüzümü yıkadım. her zamanki gibi kahvaltı ettiğim günlerden biri olacaktı. buzdolabını boş gördüğüm an ise midemdeki telaşlı halin kasvetli duruma dönüşmesine neden olmuştu. sıkıntı olmamalıydı. vaktim var. istediğim şekilde kahvaltı edebilirdim ancak hiç param kalmamıştı."
bu hikaye gibi sayfalarca yazılabilir. para egemen hale geldi. para ile insanların fiyatlarının biçildiği bir döneme girildi. parası olmayanın fikrini satamyacağı dönemlere geldik. yıllar sonra çocuk sahibi ailenin maskotu haline gelen çocuğunu, annenin maddi yetersizlik nedeniyle okutamadığı bir ülkede yaşar olduk.
önümde maraton başladı. içerli bir şekilde, küfür de demeyelim ama hırslı olabilmek için şevk veren cümleler duyar oldum. şansım devam ederse istediklerim yavaş yavaşta olacak. olay nedense daima o bahsettiim mevzuya dokunuyor. para. bense her zaman sadece ihtiyacım olduğunda ona sahip olabiliyorum..
şimdi işverenin altında iş kovalayan, zamane devrin ahlaksız fırlaması patron muhabbeti yapar oldu. suratına bakamadığı insanların artık peşinde gezer olduğunu anlar konumdayım.
deliği açan paramış ta sahibi olunca uygulayabildik.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder